YAŞAMI VE MÜCADELESİ

 1.1.1954’te Samsun’da babanın subay olduğu bir ailenin 4 çocuğundan ikincisi olarak doğan ve ilk devrimci eylemini Samsun Ondokuz Mayıs Lisesinde yapan Nurettin Altaylı, amcasının oğlu ve DEV – GENÇ’li Yusuf Altaylı’nın etkisiyle yeni bir dünya arayışına ve yeni bir hayatın peşine düşer. Ve 23 yıl, 11 ay, 18 gün süren kısacık yaşamıyla, dünya ve ülke halklarının eşit, özgür, dayanışmacı ve sınıfsız bir hayat mücadelesinde onurlu yerini alır ve ölümsüzler arasına katılır.Nurettin ilk ve ortaokulu babası Ziya abinin subay olması nedeniyle Balıkesir ve ilçelerinde okudu. İlkokulu Edremit, ortaokulunda Sındırgı ve Balıkesir merkez’de okuyan Nurettin liseye Samsun’da başladı ve 1970’lerde tüm ülkede olduğu gibi lisede de yükselmeye başlayan devrimci fikirler ile yakından ilgilendi. O dönem daha siyasi olan TİP ile yakınlığı olan amcası Aydemir’in kitapları ile tanışması ve okuduklarını amcasıyla sohbetlerde daha iyi anlamaya çalışması onun disiplinli ve çalışkanlığının da ifadesiydi. TKP Samsun için geçmişi önemli bir şehir ve Zehra Kosava’nın da yaşadığı, örgütsel faaliyetlerin olduğu, Nazım Hikmetin de ara sıra geldiği bir şehir. Okuduğu Ondokuzmayıs Lisesi de 68’lerde düşünceleri nedeniyle sürgün edilen Hasan Kıyafet (İngilizce öğretmeni) ve Nazım Bayata (felsefe öğretmeni) için öğrencilerin ders boykotu yaptığı okul, aynı zamanda Giresunlu olan ve 68 öğrenci hareketinde önemli yeri olan Harun Karadeniz’in de okuduğu lise. Nurettin 1972 yılında tüm ülkede olduğu gibi Samsun’da da Deniz Gezmiş ve arkadaşları için yürütülen imza kampanyasına aktif olarak katılmış ve okulunda, mahallede ve Samsun genelinde imza toplamıştı. Bu ondaki devrimcilere karşı duyarlılığın nasıl geliştiğini de gösteriyorduNurettin Altaylı THKO Genç Komünistler Birliği bünyesindeki çalışmalarına üniversite öğrencisiyken katıldı. Gençliğin ve halkın örgütlenmesinde örgüt bilinç ve disiplinini marksist leninist klasikler içinde öğrendi. Hayat içinde öğrendiklerini pratikleştirerek gününün şartlarına göre işlevleştirmeye çalıştı. Öğrendiklerini yoldaşlarıyla tartışmak, pratik içinde yaşadıklarını teorik bilgisiyle gözlemleyerek bilincini geliştirmek çalışma tarzı oldu. Her eylem ve çalışmadaki önderliğini çalışmaların içinde olmak ve örgütlü çalışmak ile sürdüren Nurettin Samsun halkının ve devrimcilerin sevgisini ve güvenini haklı olarak kazandı. O kadar ki ideolojik olarak kapitalist emperyalist siyasetin bir parçası olduğuna inandığı “TKP” taraftarları bile Nurettin’e her bakımdan güvenmekte ve saygılarını ifade etmekteydiler. Bu şunun için önemliydi, gerçek devrimciler ve önderlere karşı devrimin unsurları bile saygı göstermektedir, Nurettin de işte bunun gereğini her çalışmasında ortaya koymuştur.İşçiler, köylüler, halk ve gençlik içinde o kadar iyi ilişkiler yaratmıştı ki, önderliğin ve komünistliğin yaşayan bir örneğiydi.Gençliğin örgütlü gücünün önemi 1970lerde yaşanan pratik ile kendisini göstermiştir. Nurettin’in de içinde olduğu örgütlenme daha sonra partileşmeye bağlı olarak gençliğin komünist örgütü olarak siyasi mücadelede önemli sorumluluk ve görevler yerine getirmiştir. Gençliği bir yandan siyasi olarak antifaşist, antiemperyalist kitle örgütlerinde örgütlerken, işyerleri, sanayi ve atölyelerde çalışan gençliği ve çırakları ekonomik demokratik mücadele içinde örgütlemeye ve var olan sendikalarda, öğrenci gençliği de okullarda mesleki demokratik temelde gençliğin örgütlenmesinde önderlik etmiştir.Kuruluş kongresini 2 Şubat 1980’de yapan Türkiye Devrimci Komünist Partisi (TDKP) Nurettin Altaylı’yı partilerinin Onur Üyesi olarak kabul eder.